Berk Ali ~

Ali Berk kişisel sayfası

TARIM VE BALIKCILIK BASLIGI ALTINDA HİBE PROGRAMI GELIYOR!!!!

Yazan: admin Tarih: Nis 14th, 2009 | Kategori:: AB Fonları, EU Policies

“Avrupa Birliği ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyalogunun Geliştirilmesi” projesinin devamı niteliğinde bir hibe projesi yürütecektir.
Proje 4.2 Milyon Avro tutarında olup Kültür - Sanat, Balıkçılık-Tarım konularında Türk sivil toplum kuruluşları ile AB’deki benzer örgütler arasındaki diyaloğun geliştirilmesini amaçlamaktadır. Ayrıca, küçük ölçekli hibe fırsatları sunan Mikro Hibe Programı aracılığıyla da tüm Türkiye’deki küçük ve yerel düzeydeki Sivil Toplum örgütlerine mali yardım sağlamayı da hedeflemektedir.

Söz konusu projenin genel amacı Avrupa Birliğinin dayandığı değerler, işlevi ve politikaları ile birlikte Türk tarihi ve kültürü de dahil olmak üzere Avrupa Birliği içerisinde Türkiye’nin daha fazla tanınması ve anlaşılmasını sağlamak ve bu sayede de gelecekteki genişlemenin fırsatları ve zorlukları konusunda farkındalık oluşmasını mümkün kılmaktır.

tarbal2


TARIM ALANINDA NüKLEER TEKNOLOJI

Yazan: admin Tarih: Nis 14th, 2009 | Kategori:: EU Policies, L'observateur Agricole, Tarımda Innovasyon

resimcasv1e70Tarım Alanında Nükleer Teknoloji

Son 70 sene içinde üretilen 2,250 yeni çeşit tahıl, bitki köklerinin radyasyon ışınlaması ile DNA’larının değiştirilmesi sayesinde gerçekleştirildi.

Bu teknolojiden en çok yararlanan ise dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’di. 2002 itibari ile Çin’de üretilen tahılların %27’si nükleer teknoloji ürünüydü. Bu oran Hindistan’da %11,5, Rusya’da %9,3, Hollanda’da %7,8, ABD’de %5,8 ve Japonya’da %5,3’tü. Çiflik hayvanları üzerinde ise işaretlenmiş karbon-14 gibi izotopların kullanılması sayesinde hayvanların kullandığı besinin sindirim sisteminin hangi noktasında vücut dokusu ya da süte çevrildiği anlaşılabiliyor.

 

Diğer yandan, özellikle Afrika’da uzun seneler hayvan sürürelerini kırıp geçiren sığır vebasının tedavisinde radyoizotopların kullanılması ile tedavi edici aşılar geliştirildi. Son 40 senede bu aşıları kullanan 18 Afrika ülkesinden 16’sında sığır vebası ve diğer küçük-büyükbaş hayvan hastalığı ortadan kaldırıldı. Gamma ışınlaması ile sebze ve meyvelere zarar veren böcek ve sinekler ise büyük oranda ortadan kaldırıldı. Henüz 1981 senesinde bu yöntem ile Akdeniz meyve sineği dünya üzerinden silindi. 1991 senesinde bu gelişmenin Meksika ekonomisine katkısı tam 3 milyar dolardı.

Gıda zehirlenmeleri ve üretilen gıdaların tüketiciye ulaşamadan bozulması veya besin değerini yitirmesi sorununun önüne yine radyoaktif izotoplar sayesinde geçildi. 1999 senesinde ABD’de 5 bin insan bozulmuş gıda nedeniyle hayatını kaybederken, 30 milyon insan hastalanıyor ve 300 bin insan hastanelik oluyordu. Gamma ışınlaması sayesinde gıdalar üzerindeki patojenlerin bağları tamamen kırılarak gıdalar tam steril hale getirilmeye başlandı. Özellikle salmonella denilen ve soğan ve patates gibi bitkilerin üzerinde filizlenen patojenik mikro organizmaları yok edilmeye başlandı. Raf ömrünün ciddi oranda arttırılmasının yanında koli basili olarak bilinen Escherichia coli bakteri türleri ciddi oranda azaltıldı. Tüm bu steril işlemleri gıdaların şekil ve tadında hiçbir bozulma yaratmaz.

Tarım Alanındaki Kullanım Alanlarını Maddelersek:
- SIT-Steril Böcek Tekniği: Sinek fabrikalarında gamma ışınlamasına tabi tutulan erkek sinekler üreme özelliklerini yitiriyor ve steril/mikropsuz hale geliyorlar. Sineklerin yoğun olduğu dönemlerde doğaya salınan radyasyonlu sinekler dişilerle çiftleşse bile üreme gerçekleşmiyor. Bu şekilde özellikle meyvelere zarar veren sineklerin artışı önlenmiş oluyor.

- Gıda ürünlerinde, yetiştirilmiş ürünlerin bakteri ve mikroplardan, özellikle de Salmonella ve E.Coli gibi patojenlerden arınmalarında kimyasallar çok riskli olabilecekken, ışınlama yöntemi ile sebze ve meyvelere hiç zarar gelmediği gibi, gıdanın ömrü artıyor. Özellikle baharatlar üzerinde kullanılan irridation yöntemi ile üretim ciddi miktarda artıyor. Güney Afrika bu yöntem ile dünya birincisi iken, Etiyopya ve Madagaskar’da bu tekniği kullanıyor.

- Su havzalarından alınan su örneklerindeki izotopların incelenmesi ile suyun kökeni ve yaşı kolayca saptanabiliyor. Örneğin, Moyale, Etiyopya’da yapılan araştırmalarda, elde edilen suda hidrojenin bir izotopu olan tritiyum(3H) bulundu. Radyoaktif elementin nedeni ise 50’li ve 60’lı yıllarda gerçekleştirilen nükleer testlerdi. Diğer yandan, kimyada maddelerin yaşını tespit etmede kullanılan karbon-14 metodu uygulandığı zaman aynı suyun “6000 senelik temiz yağmur suyu” olduğu sanılmıştı…

- Suyun analizinde nükleer teknoloji çok önemli bir yer tutuyor. Bugün dünyada var olan ve 2 milyon insanın yararlandığı en büyük havza, Mısır’da yüzlerce km kare alan kaplayan Numidya Sandstone havzası, aynı zamanda 50 bin hektarlık alana yaşam veriyor. Ancak bugüne kadar gerçekçi bir analize tutulmamasından dolayı havzanın daha ne kadar kullanılabileceği bilinmiyor. Suyun ne kadar verimli ve ne amaçla kullanılabilir olduğu, arıtımdan geçip geçmemesi gerektiği gibi soruların cevabı yok.

- İzotop analizleri ayrıca toprakların sahip olduğu maden tuzu oranında önemli saptamalar yaparak bitkilerin hayatı ve gıda üretiminde büyük katkılar sağlayabiliyor. Mısır, Irak, İran, Fas, Myanmar, Pakistan, Suriye ve Tunus gibi ülkelerde IAEA ile yürütülen çalışmalarda tuza dayanıklı ağaç ve bitkilerin yaşam alanları ve verimlilikleri arttırılması üzerine çalışılıyor. Bu sayede, fazladan elde edilecek bitki örtüsü daha fazla gıda, kağıt ve biyogaz gibi kaynaklar sağlayabilecek.

- Seçilmiş ve kültür edilmiş toprak yumrusu bakterisi rhizobia’nın baklagillerin üretimini arttırdığı ve tahıl ürünlerindeki katı nitrojende gelişme sağladığı ortaya çıkarıldı. Zimbabwe, Kenya, Senegal, Tanzanya ve Zambiya’da IEAE’nin(Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu) yürüttüğü çalışmalarda çiftçiler için ticari gübreler yerine biyogübrelerin üretilmesi gerçekleştirildi. Bangladeş’te üretilen rhizobia biyogübreleri sayesinde mercimek, soya fasulyesi, nohut ve fıstık üretiminde %30-%70 oranında artış sağlandı. Bu yatırımların gübre ve tahıl ihracatı alanından ülkeye kazandırdığı getiri ise toplamda 29 milyon dolar. Nitrojen-15(N-15) izotopunun kullanılması ile biyogübre üretiminde doğru rhizobia bakterisi seçilmesi sağlanarak doğru üretim yapılabiliyor.

Rhizobia bitkilere enjekte edilen kök nodüllerinde bulunuyor ve bitki hücrelerinin oksijenli ortamda nitrojen gazını “nitrojen sabitlenmesi” adı verilen bir süreçle gübre olarak kullanılabilen bir forma sokmasını sağlıyor. Bu şekilde bitki kendi büyüme ve gelişimi için gübre sağlamış oluyor:

- Kan ve sütteki projesteron miktarının arttırılması ile çiftlik hayvanlarının üretkenliği arttırılıyor. RIA yöntemi ile üretken hormonların ölçüleri saptanarak çiftlik hayvanlarının üretkenlik fizyolojileri arttırılıyor. Bu yöntemde ilk olarak uygulanan şey projesteron seviyelerinin ölçülmesi ile hayvanların ergenlik, doğum, üreme sorunları, çiftleşme dönemleri gibi her türlü fizyolojik basamakları bilinebiliyor. Tüm bu bilgiler ile hormon tedavileri, beslenme, gerekli yeşil alan, döllenme programları gibi şeyler belirleniyor. Peru’da işlenmiş toprak üzerinde gıda seviyesinin yükseltilmesi ile süt üretimi arttırılması bu uygulamalara bir örnek.

- Nükleer teknoloji mutasyonlar ve biyoteknoloji alanı ile bitkilerde üretim miktarı arttırılıyor. Bu teknikler ile Çin’de 33 milyon hektar alanda üretilen pirincin üretim miktarlarında ciddi artış sağlandı. Mutasyon teknikleri sitoplazmik steril erkek setlerinde kullanılarak melez tohum üretimi arttırıldı. 1995’de Çin’de IEAE ile yürütülen çalışmalarda yeni pirinç türleri(Zehfu) üretildiği gibi, Çinli bilim adamları dağlık alanlarda ve daha sert hava şartlarında yetiştirilmek üzere pirinç tohumlarını geliştirmeye başladılar.

- Batı Afrika’da ise, gama ışınlamasının uygulandığı Afrika pirinci(Oryza glaberrima) kırmızı çekirdekler yerine beyaz çekirdekler veren yeni bir çeşit üretilmesini sağladı. Suya olan ihtiyacı ve dayanıklılığı ne kadar fark ediyor çok net olmasa da, bu yeni çeşit piyasalarda iki katı fiyattan satılmaya başlandı. Yine Afrika’da sorgum üzerinde yapılan ışınlama çalışmaları ile üretim %30-%50 artış gösterdi. Son 30 senede bu çalışmalar tam 1800 yeni pirinç çeşidinin ortaya çıkmasını sağladı.

Vietnam Mucizesi
Savaşın ardından temel altyapı alanında büyük sorunlar çeken Vietnam 2005 senesinde yaşanan yetersiz gıda sorununu kesin olarak çözmeye karar verdi ve uluslar arası besin standartlarına erişmek için kişi başına günlük kalori tüketimini 2600-2700 kaloriye çıkarmaya yönelik çalışmalara başladı. 2010 sonuna doğru nüfusun 95-100 milyona ulaşması beklenen Vietnam’da sonuç olarak gıda üretimi, tahıl çeşitliliği ve kalitesi üzerinde ciddi çalışmalar yapıldı.

Pirinç Vietnam’daki enerji gereksiniminin %70’ini karşılarken, nüfusun %80’inin ana gıdası durumunda. Ülkedeki toplam ekilebilir alanın %82’sinde pirinç üretilirken, toplam tahıl üretiminin %85’ini pirinç oluşturuyor. Vietnam son senelerde gerçekleştirdiği üç temel değişim ile dünya pirinç ihracatında bir numara olmayı başardı. Önemli makroekonomik reformlara imza atan Vietnam, ticareti liberalleştirerek, tarım altyapısını geliştirmek için tüm yatırımları yaptı. Ülkenin pirinç kovası olarak gösterilen Mekong Nehri Havzası Vietnam pirinç üretiminin %50’sini karşıladığı gibi, ihracat edilen pirincin %90’ını üretiyor.

Bölgedeki toprak türü ağırlıklı olarak alüvyonlu ve asit sülfat, maden tuzu içeren arazilerden oluşuyordu. Vietnam bölgedeki her araziye uyumlu pirinç çeşidi üreterek araziden tam kapasite yararlanmasını başardı. Eski dönemlerde havadaki asit sülfat içeren araziler yüksek derecede asit ve toksin içerdiği için üretimi geçersiz kılıyordu. Diğer yandan, havzanın %20’lik kısmını kaplayan kıyı bölgeleri yüksek maden tuzu içerdiği için üretim çok düşük ve kalitesiz olarak gerçekleşiyordu. Ancak Uluslararası Atom Enerji Kurumunun(IAEA) yardımları ile havzadaki toprak türleri analize tabi tutuldu ve gerekli araştırmalar yapıldı.

Sadece 5 sene içinde yürütülen çalışmalar ile 1997 senesinde TNDB-100 ve 1999 senesinde THDB nükleer teknik uygulamarı faaliyete geçirildi. Sonucunda, Vietnam fazlasıyla karşıladığı pirinç ihtiyacı ile dünya ihracatında birinci sıraya yükseldi. TNDB-100 olarak geliştirilen pirinç çeşidi, 200 günlük olgunlaşma süresini 95-100 güne indiriyor. Bu süreç içinde gelişen tahılların asit sülfat içeren araziye dayanıklı hale gelmesi sağlandığı gibi, bitki hastalıkları ve böceklerine karşı tam direnç sağlanıyor. Bu yöntem ile asit sülfatlı arazilerdeki çiftçiler ekonomileri sarsılmadan dertlerinden kurtulurken, hektar başına üretimin 6-8 ton artması sağlandı.

TNDB-100 tekniği aynı zamanda genel tahıl üretimine oranla %10-20 daha az nitrojen gübre gerektiriyor. 1997 senesinde 41 bin hektar üzerinde başlayan çalışmalar 1998’de 112 bin hektarda, 1999’da 203 bin hektarlık alanda üretimin arttırılmasını sağladı.

Geliştirilen ikinci çeşit pirinç olan THDB, 210 günlük olgunlaşma süresini ortalama 130 günde tamamlıyor. Sadece asit sülfat değil, maden tuzu içeren arazilere ve böceklere dayanıklı hale geliyor. Derin su yatakları için geliştirilen bu pirinç türü, pirinç/balık ve pirinç/karides yetiştirilmesinde çok fayda sağlıyor. 1999’da 14,500 hektar üzerinde uygulanmaya başlayan THDB, 4 ton olan hektar başına üretimi 6-8 tona çıkartıyor. IAEA ile gerçekleştirilen çalışmalarda üretilen mutasyonlu bitki kökleri ile tarım alanında büyük bir atılım yapan Vietnam, bunun da ötesine geçerek Güney Vietnam Tarım Bilim Enstitüsünde dış ülkelerin spesifik arazi şartlarına göre ihtiyacı olduğu mutasyonlu tahıl üretiminde çalışmalara başladı.

Ayrıca hayvanların verimliliğinin geliştirilmesi için yapılan çalışmalarda, pirinç kalitesini yükseltmek için kurulan laboraturlarda binlerce mutasyona uğratılmış olan pirinç kökleri incelenebiliyor. Bu kapsamda IAEA pirinç kalitesi üzerinde eğitim vererek Vietnam’da kaliteli pirinç çeşitleri üretiminde zamanla uzmanlaşmış kadroların oluşturulmasında anahtar rol oynadı. Bugün dünya pirinç üretiminde birinci olan Vietnam, Asya’nın birçok bölgesindeki verimsiz topraklardaki üretimi arttırmak ve besin değerini yükseltmek için dünyaya mutasyonlu tahıllar üretmekle meşgul.

Sağlık ve Sanayi Alanında Nükleer Teknoloji

Tıp alanında kullanılan radyoaktif kimyasalların kullanılabilmesi için özel mühendislik ürünü materyaller aracılığı ile kimyasalların saklanması sağlanıyor. Radyoaktif maddelerle birleşmiş olan içeriklere sahip olan ve radiopharmaceuticals olarak bilinen bileşikler 90’ların sonlarından beri damardan enjekte, ağızdan alım ve soluma ile alınarak teşhis yöntemi olarak kullanılıyorlar. Bu şekilde nükleer tıp alınan radyoaktif bileşenin spesifik organların şekli ve işleyişi hakkında bilgisayar analizli görüntülenmesi sağlanıyor. Örnek olarak, kemik dokularının incelenmesinde kullanılan yarı kararlı teknesyum(tc)-99 ile işaretlemiş bir bileşik hastanın kemik yapısının görüntülenmesinde işe yarıyor. İyot-131 ya da iyot 123 organların düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edebiliyor.

Brachytherapy adı verilen ve vücudun radyoaktif elementler içeren kapsüllerin alınması ile tedavi edilmesi anlamına gelen tıp alanında, metrenin milyonda biri kadar olan yaklaşık 15 mikrometrelik kapsüller kullanılıyor.Kanser terapilerinde kullanulan ve belirli dozda radyoaktif element içeren kapsüller, elementin dokulara temasını tamamen önlüyor.

Genetik alanında karbon-14, trityum ve fosfor 32 radyoaktif olarak işaretlenmiş nükleik asit üretmek için kullanılıyor. Ardından bu nükleik asitler DNA sekanslamasında jel ayırıcılar olarak kullanılıyor. Elde edilen ayırıcılar radyografide kullanılan radyoaktif emiciler olarak işe yarıyor. Bu şekilde laboratuar ortamlarında ekosistemden elde edilen radyoaktif emilimler ile koruma altına alınmış toprak ve su analizleri gibi birçok test yapılabiliyor.

Yüksek radyoaktivite seviyeleri ise steril bakteri, virüsler, bitkiler, hayvanlar ve hareşelerde genetik mutasyon yaratmak için kullanılabiliyor. Özellikle küçük biyolojik türler radyoaktif ışınları yaymaları açısından kullanılıyor. Örneğin çeçe sinekleri doğaya salınarak bitkilere zararlı türlerinin sayısını azaltmakta kullanılıyor. Düşük radyoaktivite içeren işaretleyiciler ise spesifik ve nesli tükenmekte olan hayvanların metabolizmalarını ve hareketlerini takip etmek için kullanılıyor. Tarım alanında böceklerin azaltılması, çeşitli yeni tür tahılların üretilmesi ve verimliliği yüksek gübre elde edilmesinin yanı sıra, trityum içeren radyasyon ile işaretlenmiş buharın toprağa enjekte edilmesi ile arsaların haritası çıkarılabiliyor. Bu tür uygulamalar arazilerin su, maden, doğalgaz ve çeşitli kaynakları hakkında bilgi verdiği gibi etkin kullanım açısından mühim rol oynuyor.

Lenf sistemi hastalıklarına giren ve hematolojik kanserler grubuna giren Non-Hodgkin Lypmhoma tedavisinde nükleer tıp tarafından üretlen akıllı ilaçlar sayesinde büyük ilerleme kaydedildi. 2001 senesinde 60 hasta üzerinde yapılan testte birçok kemoterapi yöntemine cevap vermeyen hastaların kan akışlarına akıllı ilaç enjekte edilmesi ardından %65’i tedaviye cevap verirken, %20’si(12 kişi) tamamen iyileşti. Tedavide ilaçlar hastalara verilerek, her birinin gerektiği kadar dozu alması sağlandı. 47 ay sonra tedavi tam olarak iyileşme sağlamasa da, hastaların normalden çok daha uzun süre hayatta kalmalarını sağladı.

Sanayi alanında korunaklı tutulan ve ya açıkta yer alan radyoaktif bileşenler üretim aşamasındaki kritik noktalarda akışların ve kaynak noktalarının kontrol edilmesine yaradığı gibi; kan, gıda ve medikal ürünlerde tam hijyen sağlıyor. Amerikyum-241 ve sezyum-137 binlerce metre derine inen sondajlarda kullanılan radyoaktif bileşenler. Radyoaktif detektörler ile elde edilen bilgiler deliklerden uzatılan araçlara bağlı olan kablolar ile yüzeye aktarılıyor. İyot-131 ise sıvı halde toprağa enjekte edilerek toprakaltındaki su ve petrol gibi kaynakların hareketini takip edebiliyor.

Sezyum-137 fabrikalarda kalite kontrol ve üretim sürecinde denetleyici olarak kullanılırken, amerikyum-241 ile birlikte toprak nemini ve asfalt yoğunluğunu ölçmekte de işe yarıyorlar. Panoramik ışın yayan radyoaktif materyaller ise kısa zamanda belli miktarda malzemenin steril edilmesinde kullanılıyor. Kobalt-60 ve sezyum-137 başta olmak üzere genelde 1 saatlik zaman diliminde 1 metrelik mesafede 5 Sievert(Sv), yani 500 rem radyasyon veriliyor ve gıdadan, medikal cihazlara, ahşaptan plastiğe kadar sayısız malzeme steril ediliyor. Bu yöntemi kullanan tesislerde radyoaktif materyal su havuzlarında tutuluyor.

Kaynak:

http://www.tarimsalhaber.com/default.asp?part=portal_goster&id=2072&kategori=teknoloji

http://www.snm.org/
http://www.nrc.gov/
http://www.new-ag.info/
http://www.iaea.org/
http://findarticles.com/

 


IPA HAYAT BOYU ÖĞRENME HİBE PROGRAMI

Yazan: admin Tarih: Nis 6th, 2009 | Kategori:: AB Fonları

Salı, 03 Mart 2009 02:22 
Bütçe : 50.000 avro- 150 bin avro arası

Bu tutarın %85′i Avrupa Komisyonu bütçesinden, %15′i Türkiye Cumhuriyeti bütçesinden eş-finansman yoluyla karşılanacaktır.
Kimler başvurabilir: • Sivil toplum tüzel kişileri kamu çıkarına hizmet edenler (örn: odalar, iş destek organizasyonları, profesyonel birlikler, çiftçi birlikleri, sendikalar, vakıflar, işçi sendikaları, kamu hizmetlileri sendikaları, işveren organizasyonları, bu sendikaların konfederasyonları, kar amacı gütmeyen kooperatifler , organize sanayi bölgeleri (OSB) vb.) veya
• Yerel yönetimler - örneğin belediyeler, köyler, il özel idareleri, yerel yönetim birlikleri veya
• Eğitim ve öğretim kurumları (üniversiteler, meslek yüksekokulları (MYO), sürekli eğitim merkezleri (SEM), halk eğitim merkezleri (HEM), mesleki ve teknik okullar vb.) veya
• Devlet teşekkülünde olmayan araştırma enstitüleri veya
• Uluslararası kuruluşlar veya
• KOBİ temsilcisi organizasyonlar (örneğin profesyonel/mesleki dernekler ve/veya vakıflar), işçi ve işveren sendikaları.
HEDEF : Hayat Boyu Öğrenmenin Teşviki Hibe Programında hedeflenenler: Avrupa Yeterlilik Çerçevesi ile bütünlenen Ulusal Yeterlilik Sisteminin tümüyle fonksiyonel hale getirilmesinin desteklenmesi,Hayat Boyu Öğrenme süreciyle ilgili tüm taraflar arasındaki işbirliğinin desteklenmesi, diyalog ve ağ oluşturma faaliyetlerinin yaygınlaştırılması,Eğitim-öğretim kurum ve kuruluşları ile sektörel tarafların Hayat Boyu Öğrenme yaklaşımına dayalı Hayat Boyu Öğrenme farkındalık faaliyetlerini uygulamak için teşvik edilmesi, 12 NUTS II Bölgesindeki yetişkinlerin (özellikle kadınların) temel becerileri ile temel mesleki becerilerinin geliştirilmesi yoluyla insanlar ve müteşebbisler arasındaki hayat boyu öğrenme olanakları ile yerel özel sektörün ihtiyaçları doğrultusunda kişilerin yeterliliklerine dayalı istihdamın yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi. Bölgeler :

 

• TR-A1 (Bayburt, Erzincan, Erzurum)
• TR-A2 (Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars)
• TR-B1 (Bingöl,Elazığ, Malatya, Tunceli)
• TR-B2 (Bitlis, Hakkâri, Muş, Van)
• TR-C1 (Adıyaman, Gaziantep, Kilis)
• TR-C2 (Diyarbakır, Şanlıurfa)
• TR-C3 (Batman, Mardin, Şırnak, Siirt)
• TR-63 (Hatay, K.Maraş, Osmaniye)
• TR-72 (Kayseri, Sivas, Yozgat)
• TR-82 (Çankırı, Kastamonu, Sinop)
• TR-83 (Amasya, Çorum,Samsun, Tokat)
• TR-90 (Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize,Trabzon

Kapanış tarihi :     1 haziran 2009


Buğday İthalatını Nerden, Ne Kadar Mı Yapıyoruz ?

İşte Buğday İthalatrakaları …

İthalat Yapılan Ülkeler  Buğday İthalatı  (Milyon $)
2003 2004 2005 2006 2007
Russian Federation  81 25 7 12 262
Kazakhstan  77 15 16 27 175
Germany  71 7 0 0 36
Hungary  2 4 1 0 27
France  1 1 0 0 16
Syrian Arab Republic  0 0 0 0 11
Spain  0 3 0 0 8
Ukraine  3 2 0 0 7
Bulgaria  1 1 0 0 2
Romania  3 5 0 0 1
Iraq  1 0 0 0 0
Toplam  240 63 24 39 546

Oransal Olarak ise

İthalat Yapılan Ülkeler  Buğday İthalatı ( %)
2003 2004 2005 2006 2007
Russian Federation  33,8 39,0 31,0 29,6 48,0
Kazakhstan  32,0 23,0 66,6 70,2 32,1
Germany  29,5 11,0 0,0 0,0 6,7
Hungary  1,0 6,3 2,4 0,0 4,9
France  0,3 2,1 0,2 0,0 2,9
Syrian Arab Republic  0,0 0,0 0,0 0,0 2,0
Spain  0,0 4,8 0,0 0,0 1,4
Ukraine  1,3 2,9 0,0 0,0 1,3
Bulgaria  0,5 1,1 0,1 0,0 0,4
Romania  1,4 8,7 0,5 0,0 0,3
Iraq  0,4 0,3 0,0 0,0 0,0
Toplam  100,0 100,0 100,0 100,0 100,0

BIODIESEL PRODUCTION OPPORTUNITIES IN RURAL AREAS IN TURKEY

Yazan: admin Tarih: Mar 25th, 2009 | Kategori:: Kırsal Kalkınma
Title BIODIESEL PRODUCTION OPPORTUNITIES IN RURAL AREAS IN TURKEY
Autor Ali Berk, Baran Yaşar
Volume Acta Scientiarum Polonorum - Oeconomia, vol. 7 (4) 2008, pp. 17–25
Keywords rural development, biodiesel, biofuels, Turkey
Abstract Rural areas and farmers are important elements for developing countries. Especially, socio-economic conditions and opportunities in the agriculture can affect economy directly. One of the high production cost is fuel consumption, which can affect farmers’ income negatively. Nowadays, fuel cost increases and directly or indirectly disturbs farmers. New kinds of technologies and concerns about climate changes cause alternative energy opportunities for rural areas. Biodiesel is one of the new important energy sources. This environmental-friendly source contributes rural economy and is likely to be a new opportunity for rural area and economy. In this paper, rural areas, biodiesel production and opportunities in rural areas were discussed.

Avrupa Birliği’nde Tek Çiftlik Ödeme Yöntemi ve Türkiye

Yazan: admin Tarih: Oca 27th, 2009 | Kategori:: EU Policies, Kategorilenmemiş, Tarım Ekonomisi

 Özet:

 Bu calısmada, Avrupa Birliğ (AB)’ne uyelik surecinde bulunan Turkiye’de uygulanan tarım politikalarının genel bir değrlendirilmesi yapılmıstır. Bu amacla, basta AB’de uygulanan tarımsal destekleme politikaları, reform sureci ve 2007 Ocak ayından itibaren uye ulkelerde uygulanmaya baslanılan tek ciftlik odeme yontemine iliskin bilgiler verilmistir. Turkiye’de de bu yonteme uyumun sağanması ve mevcut tarımsal destekleme sisteminin bu yonde değstirilmesi kacınılmaz olacaktır. Bu nedenle, destekleme mevzuatımıza iliskin bilgiler verilerek AB mevzuatı ile karsılastırılması yapılmıstır. Uretimden bağımsız bir odeme sisteminin AB’de uye ulkelere tarımsal uretimde bir sureklilik sağayacağı ve uretimle destekler arası bağantının daha da azaltılmasıyla DTÖ Tarım antlaşamsına tam uyum hedeflenmektedir. Bu yaşanan yeni gelişmelerin Türkiye açısından önemi incelenmiştir.


MONEY SUPPLY AND INFLATION RELATIONSHIP

Yazan: admin Tarih: Oca 27th, 2009 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Abstract

 

The relationship degree between money supply and inflation is one of the important element in macroeconomic policy as governments try to control inflation.  In this paper, this relationship and its inflation forcasting potantiel is investigated for the Tukish Economy. The multilayer perceptron neural network model is constructed for the monthly data set from 1996:2 to 2006:1. Broad money supply plus foreign demand deposits (M2Y), seasonal dummy, time trend dummy and previous inflation (auto-regressive term) are used as input variables and infaltion is used as output variable of the model. Sensitivity analysis is applied to discover the cause and effect relationship between input and output variables. Results show that the model predicts the level of the inflation with a reasonably good degree of accuracy.

 

Key Words: Money Supply, Inflation, Forcasting, Neural Network


IMPACTS OF RURAL DEVELOPMENT PROJECTS ON RURAL AREAS

Yazan: admin Tarih: Oca 27th, 2009 | Kategori:: Kırsal Kalkınma

ABSTRACT

This study examines economic structure and results of economic activities of farms (2001‑2002 production years) in the context of Yozgat Rural Development Project (YRDP) that implemented between 1991 and 2001 in the Yozgat province in Turkey by International Fund For Agricultural Development (IFAD) and aims at disclosing economic effects of YRDP on farms in the region. For this purpose, farmers living within and outside of the project area were interviewed and a questionnaire study was carried out. Comparative evaluation and factorial analysis methods were employed in the analyses.

It was observed that the farmers are not well informed of the objectives of YRDP, project related activities, project implementation agencies and relationships between them. It was also found out that the farmers did not actively participate to several stages of the project (such as planning, implementation and control). YRDP achieved its objectives in some areas (such as road construction, irrigation and domestic water supply), however it could not reach that level in other activities. Yozgat Rural Development Project could not meet the expectations in terms of regional development and several activities (animal husbandry, forestry, women programs, creating additional income sources etc). The main deficiencies of the Project were as follows: insufficient cooperation between implementing agencies, selection of improper tools for creating additional income, selecting region based on unsatisfactory data, inadequate activities towards the old people and the children. Taking into consideration of the factors affecting farm activities and adoption of new rural development approaches such as organic farming, micro-credit applications, and rural tourism and also establishing new farmers’ associations/unions that utilize Information and Communication Technologies (ICT) will lead to a new understanding for the improvement of individuals living in the region.

Key Words: Rural Development in Turkey, Yozgat Rural Development Project, And Factorial Analysis

 

 


Tarımda Uzaktan Eğitim

Yazan: admin Tarih: Oca 27th, 2009 | Kategori:: Tarımda Innovasyon, Tarımda Uzaktan Eğitim

Özet

 

Bu çalışmada, son yıllarda Dünya ve Türkiye’de değişik alanlarda hızla kullanılmaya başlanılan uzaktan eğitim modeli, gelişimi, tarihsel süreci, incelenmiş son olarak da ülkemizde tarımsal bilişimle ile ilgili olarak tarım sektöründe uzaktan eğitim konusu ve uygulanma olasılıkları incelenmiştir.

Uzaktan eğitim, tarım sektörü dışında hızla kullanılmaya başlanmıştır. Dünyada uzaktan eğitim bir pazar haline gelmiştir ve bu pazar her yıl yaklaşık olarak %100 büyümektedir. 2002 yılı itibariyle çeşitli konularda yaklaşık 4000 ders uzaktan eğitim modeliyle verilmektedir. Yakın gelecekte benzer gelişmelerin tarım sektöründe de gecikmeli de olsa yaşanacağı açıktır. Başta tarımsal eğitim kurumları olmak üzere tarımsal alanda faaliyet gösteren bütün kurumların bu konuda gerekli önlemleri alarak kendi faaliyet alanlarında uzaktan eğitim modelini kullanabilmesi, bu yolla kırsal alanlarda daha fazla katma değer yaratılabilmesi ve bu alanlara bilgi akışının nasıl sağlanabileceği konularında araştırmalara başlaması bir ihtiyaç haline gelecektir. Bu konuda üniversitelerin aktif katılımıyla başta kırsal alanlar olmak üzere uzaktan eğitim modelinin uygulanması için çeşitli altyapı çalışmalarına gereksinim duyulmaktadır.

 

Anahtar Kelimeler : Uzaktan Eğitim, Tarım


Merhaba dünya!

Yazan: admin Tarih: Oca 17th, 2009 | Kategori:: Kategorilenmemiş

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyaslenvidaimer1ına adım atın!